Kanonun Tarihçesi

Kayıkla ilgili sporların en eskisi olan kanonun geçmişi, tarih öncesi çağlara kadar inmektedir. İlk çağlarda, ağaç kütüklerinin oyulması ile elde edilen tekneler, daha sonra Kızılderililer tarafından kayın kabuklarından yapılmaya başlanmıştır. Kızılderililerin hızlı ve çalkantılı sularda kullanmış oldukları bu tekneler, zaman içinde gelişerek kano sporunun aracı olmuştur.
Küçük bir tekneyi tek kürek yardımıyla hedefe ulaştırma prensibi üzerine kurulu spor dalıdır. Kano, bir olimpiyat sporu olarak çok çeşitli teknelerle yapılır. Bu sınıflar kano ve kayak olmak üzere iki kategoriye ayrılmıştır. Birinci sınıf olan kanolara “Canadians” da denir.

Kanoda bulunan her yarışçı, kısa saplı basit yapılı tek bir kürek kullanır. Kürek, teknenin herhangi bir noktasına sabitleştirilmemiştir. Kanoda dümen tertibatı yoktur. Yön verme, kürekle ve ağırlığın değiştirilmesiyle gerçekleştirilir.
Üstü kapalı olan ve kürekçinin sıkıca yerleştiği bir kokpiti bulunan güverteli kayakların kürekleri çift palalıdır. Kanonun kokpite tutturulmuş ve kanocunun gövdesine göre ayarlanmış etekler mevcuttur. Bunların sayesinde içeriye suyun sızması önlenir. Bu tip kanolar “kayak” adıyla anılır.

Kanolar genel olarak Durgun Su Kanosu, Deniz Kanosu ve Akarsu Kanosu olarak 3’e Ayrılır. Aslında Ben Kanoyu birazda Özgürlük olarak Bisiklete benzetirim Rüzgara ve Motora ihtiyacınız yoktur Sadece Kanonuz ve Küreğiniz işte size mücadeleci bir Doğa sporu…

  • Araç ile gidilemeyen, tekne ile yanaşılamayan pek çok yere kano ile gidilebilir.
  • Kano, malzeme temini en düşük maliyetli sporlardan biridir.
  • Kürek çekmek vücut gelişimi açısından çok faydalıdır. Kürek çekmek vücudunuzdaki kasların %80ini çalıştırır.
  • Kano ile hem bireysel çalışma hem de takım çalışması yapılabilir.
  • Kano ile rüzgara, motora ihtiyaç duymazsınız.

Kaynak



Banka Logoları
© Copyright 2021 Kano Diyarı